Etiket: ara bölge

  • alis'siz bir diyar

    annem
    bir dua okudu
    ve
    kapattı kapıyı üzerime
    ve
    ben de mahsur kaldım
    kendi
    zihnimin içinde
    telefona
    uzanma sakın
    kimse
    aramaz seni bu saatte
    belleğini
    kaybetme sakın
    her
    şey onun içerisinde
    kendini
    kaybetme asla
    bulamayabilirsin
    hiçbir yerde
    bekle
    sadece karanlıkta
    ışıkların
    yanacak mı diye
    bekle
    karanlıkta
    biri
    ışıklarını yakar mı diye
    gücün
    yok hareket etmeye
    o
    yüzden boşuna deneme
    kimse
    anlamayacak seni
    kendi
    ‘kendi’ne direnme
    aksın
    her şey içinde
    yaşam
    son bulsun gözlerinde
    ve
    sakın anlatma o gece
    gördüklerin
    her ne ise
    bırak
    ölsün insanlık kendi içinde
    bırak
    övünsünler kendileriyle
    öz
    benliğini kaybetme
    egonu
    tatmin etme
    bırak
    yansın insanlık
    kendi
    yarattığı cehennemde
    bırak
    ağlasınlar
    düştükleri
    hallere
    kimseyi
    görme
    kendini
    gömme
    bırak
    aksın hayat
    istedikleri
    şekilde
    zihnin
    içinde bir dünya kur kendine
    alice’in
    olmasa da diyarın harikulade
    mutlusun
    sen çocuk kendi içinde
    bırak
    insanlık ölsün kendi cehenneminde
    hiçbir
    şey duyma ve hiçbir şey görme

    9.haziran.2009
    – 2.psikoz öncesi son hezeyanlar
  • bit

    bak
    dedi ona
    ben
    yarı ölü sayılırım zaten dedi
    ölmeme
    az kaldı dedi
    finiş
    çizgisine çok yaklaştım dedi
    hissedebiliyorum
    dedi
    bitiyorum
    dedi
    ve
    bu süreçte dedi
    birinin
    eridiğimi görmesini istemem dedi
    kimseyi
    istemiyorum dedi
    kimseyle
    konuşmak istemiyorum
    kimseyi
    hayatımda istemiyorum
    kimseye
    içimi göstermek istemiyorum
    artık
    bekle
    dedi diğeri
    sana
    bir şey göstericem
    ve
    çantasından
    onun
    için aldığı
    güzel
    bir
    kolyeyi
    çıkardı
    uzattı
    ona
    bak
    dedi
    sevdin
    mi
    gülümsedi
    gülümsedi
    ve
    ben
    bunu hakketmiyorum dedi
    ama
    dedi
    hediyeler
    geri çevrilmez
    teşekkür
    ederim
    gerçekten
    teşekkür ederim
    gözleri
    dolmuştu adamın
    gözleri
    dolmuştu ve
    sonucunu
    biliyordu
    biliyordu
    bir gün
    her
    şeyin biteceğini
    bitirileceğini
    ardında
    bırakacağı enkaza
    aldırış
    etmeden
    gideceğini
    diğerinin
    seni
    seviyorum dedi diğeri
    sevme
    dedi o da
    ama
    neden dedi diğeri
    çünkü
    acı çekmek istemiyorum dedi
    ama
    çekiyorsun dedi diğeri
    bundan
    sana ne dedi
    bundan
    sana ne
    ben
    ölüyorum tamam mı
    ve
    bu da
    hiç
    kimseyi ilgilendirmez
    beni
    sevmiyorsun
    yarattığım
    illüzyonu seviyorsun
    ve
    onun arkasında
    var
    olan gerçek
    tamamen
    çürümüş
    ve
    onarılacak
    hiçbir
    tarafı kalmamış
    bir
    temel üzerine
    hâlâ
    ve inatla
    hayatta
    kalan
    ama
    ölümüne yaklaşan
    biri
    var
    ben
    onarabilirim seni dedi diğeri
    doğru
    dedi adam
    onarırsın
    korkuyorum
    ama
    gerçekten
    korkuyorum
    birinin
    gelip beni
    onarmasından
    ve
    sonunu biliyorum
    şimdiden
    görebiliyorum
    kimse
    için hiç kimse
    sonsuza
    dek
    kendini
    feda etmemeli
    ben
    feda ederdim dedi diğeri
    benim
    için mi dedi adam
    evet
    değmem
    buna
    değersin
    ördüğü
    koca bir duvarı
    hâlâ
    korumaya çalışarak inatla
    bu
    kadarı yeterli dedi adam
    hiçbir
    iyi şey için
    umut
    etmek istemiyorum
    sıkıldım
    artık
    bu
    bahsi kapat
    bana
    eski hikayelerimi hatırlatıyorsun konuşarak
    hiçbir
    şey hissetmek istemiyorum ben
    ruhumu
    öldürmeye çalışıyorum
    bedenim
    ölmeden önce
    yoksa
    bedenimden
    sağ
    çıkacak ruhum

    4
    haziran 2009 
  • ….

    ….
    “yalnızım” dediğinde
    kadın peşinde koştuğunu zannettiler
    “acı çekiyorum” dediğinde
    mutlu olmaya çalıştığını düşündüler
    “ölüyorum” dedi
    dikkat çekmeye çalışıyor sandılar
    ve “kendimi yalnız hissediyorum” dedi
    üzerine çullandı insanlar ordusu
    çullandı ki
    daha da yalnız hissetsin
    nedeni başka ne olabilir ki?
    ama hayır
    sadece yardımcı olmaya çalışıyorlardı
    onu yalnız bıraksalardı
    bu daha çok işe yarardı
    ona göre
    içinden çıkamadığı bir şehirde
    içinden çıkamadığı bir evde
    içinden çıkmayan ölülerle
    yaşama çalıştı yine de
    gidebileceğim en uzak nokta
    yürümeye gücümün yeteceği en uzak noktadır
    dedi
    ve kimse anlamadı neden bahsettiğini
    onu davet ettiler
    evlerine
    partilerine
    yazlıklarına
    ve onlara param yok dedi
    ve onlar da ona
    bizim de yok ama
    otostop denilen bir şey var dediler
    “orospuya sikiş öğretmeyin lan” demek istedi
    istedi sadece
    kırıcı olmak istemedi ama
    sustu
    sonra bir gün
    gerçekten anlayabileceğine inandığı (sevilebileceğine değil!)
    biri için
    içindeki tüm karanlığı
    ve aydınlığı
    ve gizli odasını
    ve görünmeyen zamanını
    açtı
    açtı ve sonra
    kapıyı
    üzerine kilitlediler onun el ele,
    çıkıp giderlerken toplu halde
    içerde mahsur kaldım dedi
    çıkamıyorum
    biri bana yardım edebilir mi?
    zor durumdayım
    bağıramıyorum
    sessizlik de bir imdat çağrısıdır
    öyle değil mi?
    hey orada biri var mı?
    sonra sineklerle arkadaş oldu
    yok başka yapacak bir şey
    evin içinde dolanıp durmaktan başka
    sokakta tek başına gezip tozmaktan başka
    …..
    insanları geç mary
    insanları geç dedim sana
    görmüyorum bile ben onları
    neden bu kadar gerginsin?
    bize bakıyorlar
    biz de onlara bakalım
    ya ama ben…
    sana bakan bir insanın gözlerine dikkatlice bakarsan
    kaybolur hemen
    her neyse sonra
    bir kaç insanla iletişim kurmaya çalıştı
    ve gerçekten tek amacı
    yeni bir kaç dost kazanmaktı
    ve “aseksüelim” dediğinde
    onun bir sapık olduğunu düşündüler
    sordukları kitapları okumadığını anladıklarında
    ciddiye almadılar onu
    ya da bitirdiği okulu sorduklarında
    gelen cevap sonrası
    hemen uzaklaştılar yanından
    basit yazıyordu
    komikti
    acemiydi
    bir paçozdu onlara göre
    ve onlar gerçekten
    acayip ciddi konular üzerine
    onlarca sayfa kelimeyi
    peş peşe dizebiliyorlardı
    saatlerce düşündükten sonra
    pekala dedi
    pekala pekala
    okuduğunuz kitaplardaki kahramanların
    taklidini yapıp durmayın bana
    ya da ancak filmlerde görebildiğiniz
    acayip süper karakterlerin
    bir kopyası gibi konuşmayın
    sıkıldım gerçekten
    gerçekten sıkıldım
    hangi kitabı okuduğunuzu
    hangi filmi izlediğinizi
    kaç üniversite bitirdiğinizi ya da
    altınızdan kaç hatun geçtiğini
    dinlemek istemiyorum
    anlaştık mı?
    ben bir sürüngenim
    ve altıncı yüzyıldan geliyorum
    sizin
    her şeyin post’u olan
    yaşam tarzınızla
    ve düşüncelerinizle
    baş edemeyeceğim
    sıkıldım yani sizden
    sizin aptal kaygılarınızdan
    gerizekalı komplekslerinizden
    gelecek korkunuzdan
    ve daima daima daima
    söylediğim her şeyi
    tersinden anlamanızdan da sıkıldım
    dedi
    cesur olamadığınız için
    her şeyi imalarla anlatıyorsunuz
    ve gerçekten korkuyorsunuz
    gerçekten
    ödünüz kopuyor
    kafanızdan geçenleri
    keşfedecekler diye
    dedi
    dedi ve sonra
    herkes onun
    bir depresyonda olduğunu düşünüp
    uzak durdu
    o da bu duruma
    kahkahalarla gülüp
    bir sigara yaktı
    20.mayıs.2009
  • karanlık görünmezdir

    o kadar yalnız ki
    yalnız sadece
    yalnız
    bekliyor
    bu karanlıkta
    kimse göremez
    tüm kapılar kapalı
    kapı yok hatta
    duvar sadece
    ve çürük bir duvar
    ve kimsenin o duvara
    sıkı bir tekme atacak kadar
    cesareti yok

    18.mayıs.2009
  • at a later date

    kimse
    görmüyor mu?
    ölüyor
    günden güne
    kimse
    bilmiyor mu
    aklından
    geçenleri
    kanser
    olmadığı için üzgün hissediyor
    kimseyle
    sevişmediği için aids olma riski yok
    ve
    tırnaklarını kesmeye gücü de
    bekliyor
    sadece ölümü olduğu yerde
    düşünmüyor
    artık geleceği
    ve
    geçmişte olanları unutmak istiyor
    tekrar
    uyuşturucuya mı dönsem diyor aynadakine
    ve
    kîne kapalı kalbi acı çekiyor
    uyuyamıyor
    ne gece ne gündüz
    günden
    güne kilo kaybediyor
    sakalları
    da uzadı
    ve
    gölgesinden nefret ediyor
    kimse
    görmüyor mu günden güne öldüğünü
    kimse
    o’na ihtiyacı olduğunu düşünmüyor
    işe
    yaramaz hissediyor kendini
    içine
    düştüğü bu kafesten çıkmak istiyor
    bekliyor
    azraili sigara içerek
    ve
    saflığa ulaşılamaz artık biliyor
    tekrar
    aşk – imkansız
    tekrar
    öldüğünü hissediyor
    uykusunda
    kabuslarla yüz yüze
    çığlık
    atarak uyanıyor
    ve
    biliyor bir çözümün olmadığını
    artık
    konuşmak istemiyor
    kimse
    görmüyor mu bu karanlığı
    kimse
    ışıkları yakmayacak mı
    biliyor
    geçmişin onarılamayacağını
    hafıza
    kaybı geçirmek istiyor
    eroin
    gülümsüyor hayallerinde
    ölen
    arkadaşlarını seviyor
    biliyor,
    her şey sıfırlandı
    yüksek
    bir binadan atlamak istiyor
    kimse
    görmüyor mu odada olanları
    duvarlar
    üzerine geliyor
    biliyor
    çıkış kapısı kapalı
    ve
    içerde mahsur kalmak istemiyor
    kimse
    yok burada konuşacağı
    telefon
    rehberini inceliyor
    ve
    biliyor artık sayfalar çoğaldı
    artık
    yazmak istemiyor
    kimse
    görmüyor mu yavaş intiharını
    ciğerleri
    ona dur demiyor
    ve
    biliyor azrail unuttu onu
    yeni
    bir defter almak istemiyor
    bekliyor
    karanlıkta tanrıyı
    nasıl
    dua edilir bilmiyor
    ve
    isteyebileceği bir dilek kalmadı
    artık
    sadece durup izlemek istiyor
    donuk
    gözler
    ve
    boş bakışlar
    hayır
    hayır, kimse anlamadı
    saçmalıyor
    sadece
    artık
    saçmaladığını düşünüyor
    düşüyor
    düşüyor düşüyor ve
    düşüyor
    düşüyor düşüyor
    *
    başlık, joy division’un, warsaw adı altında yayınladığı bir şarkısının adıdır

    16.nisan.2009
  • kendini yakmaya bir son versen artık

    işte
    yine başladı…
    düşüşün
    hızlandırılışı karşısında
    son
    kanat çırpış
    başa
    sardık hayatı
    galiba
    yeniden
    başlıyoruz
    yine
    yenilmiş olarak
    ve
    önemsemeyerek bunu
    hükmen
    mağlup sayılmak
    oyunun
    kurallarını ret ettiğin için
    veya
    gördüğün
    hilelere alet olmamak için
    hiçbir
    yere tutunamamak…
    uçmak
    istemiyorum moruk
    tek
    derdim ayakta durabilmek
    ya
    da
    durabilmek
    sadece
    yerin
    yedi kat dibinde olsa da olur
    durabilmek
    sadece
    az
    önce elimi yaktım ve bunun hiç kimsenin umurunda olmadığını biliyorum, şayet
    siz de bana ölüyorum yardım et deseydiniz az önce, hiç düşünmez telefonu
    yüzünüze kapardım.. yardım isteyenlerin, gerçekten yardıma ihtiyaçları olduğunu
    düşünmüyorum, dikkat çekmeye çalışıyorlar sadece… hepsi bu.. yardım isteyemeyenlerin,
    yani en son noktada, mutfakta yemek arasında bıçağı boğazına dayayabilme
    ihtimalini düşünürken, ve boğazına kadar borca batmışken, yaşama devam
    edebilmek için yeni borçlara ihtiyaç duyup, bunu dahi isteyemeyenlerin,
    isterken bile sözcükleri boğazına düğümlenebilenlerin, safındayım galiba….
    sözcükler.. ah evet tabi, Jori’de benim safım da olmalı.. ve beklerken,
    beklerken, beklerken…
    işte
    yine başladı dedim size
    daha
    önce de bahsettim
    biliyorum
    evet
    kendini
    tekrar eden işe yaramaz bir yazarım ben
    ve
    bir üstteki satırı da tekrar etmiş olmalıyım
    başka
    bir çok öyküde
    ve
    bu şiirin ya da öykünün yada tanrının bir lütfunün,
    lutfünün,
    lütfünün, hay aksi, nasıl yazılır bu kelime?
    yani
    demek istediğim
    kısaca
    bu
    bokun ilk üç satırını da kullandım daha önce
    başka
    birçok öyküde
    evet
    tekrarlar…
    tekrarları
    yaşıyorum… (bu da bir tekrar ifade)
    aslında
    hepimiz, bir tekrarın içine hapsolmuş durumdayız
    sorun
    neyi hatırlayıp hatırlamadığımız noktasında kitli kalıyor
    sorun
    neyi hatırlatıp hatırlatmadığımız noktasında kitli kalıyor
    düzeltiyorum
    efendim
    sorun
    falan yok… kitli kalan benim…
    saçmaladığımı
    düşüneceksiniz
    biliyorum
    böyle
    şiir mi olur, diyenleriniz de olacak aranızda
    ama
    size söyleyebileceğim tek şey
    kocaman
    ve büyük harfli DA veDA…
    tekrarlar..
    dada..
    tekrarlar..
    da
    da da..
    lanet
    olsun
    kekeliyorum
    sanıyorsunuz bu seferde
    “dur
    kalem kağıt vereyim, istersen yaz” diyecek gibi bakıyorsunuz
    bana
    ilkokulumu hatırlatmayın lütfen
    hatta
    mümkünse bana
    yapmam
    gereken hiçbir şeyi hatırlatmayın
    ve
    kategorize etmeyin lütfen
    beni
    seni
    onu
    tüm
    izm’leri reddederek yaşamak gerekiyor gibime gelmekte
    fazlasıyla…
    fazlasıyla
    ne?
    hiç
    gerçekten
    ama gerçekten
    yine
    başladı
    düşüş..
    üşüşen
    karıncalar
    karıncalar
    sürüsü etrafımda
    ruhumu
    kemiren karıncalar
    ruhumu
    kemiren arı kovanları
    ruhumu
    kemiren yelkovanlar
    bak
    bu sefer olmaz
    tamam
    mı?
    yeter
    artık…
    gerçekten
    ama gerçekten yeter
    yeterli…
    ya
    sona ermeli bu döngü
    ya
    da kendi dışına akacak bir delik inşa etmeli kendine
    bir
    dakika, yanlış ifade etmiş olmalıyım
    delik
    ?
    ve
    inşa?
    bir
    çelişki var gibi
    var
    olmak
    gerçekten
    var olmak istiyor musunuz?
    ben
    istemiyorum
    hatta
    istememek bile istemiyorum
    ki
    biliyorum
    orospu
    çocuğu nietzche açtı tüm sorunları başımıza
    ve
    bir ihtimal
    astı
    astarı olmayan asılsız bir iddia
    bence
    tanrı
    yani
    sadece bence
    şeytanın
    ta kendisi
    ve
    bir oyun oynuyor bizimle
    iyinin
    içinde kötü
    kötünün
    içinde iyi
    her
    şeyi kapsayan ve hiçbir şey olan
    bugün
    kafam karışık bir sandviçe benziyor
    ve
    tekrar söylüyorum
    tekrar
    başlıyor
    biri
    şu çakmağı elimden almalı artık….
    kendini
    takmaya bir son versen?
    evet
    takmaya
    ya
    da gerçekten taksa seni biri
    yerin
    yedi katın dibinde bir askıya
    ve
    kimse dokunamasa
    ve
    yansa
    yansan
    yansam
    sonsuza
    dek
    9
    nisan 2009

  • yirmiyedi

    ciğerlerim
    ağrıyor
    evde
    tek başına
    bir
    silahı olmalıydı
    dünyayı
    içinden çıkarıp atması için
    basit
    bir sıyrık gibi
    ufak
    bir kurşun yarası
    deliğini
    tıkaması için
    nefes
    almasın diye
    duymamak
    için ya da
    sessiz
    film
    izleme
    karış
    kaybol
    beyaz
    içinde beyaz
    siyah
    içinde siyah ya da
    bir
    silahı olmalıydı
    kendini
    kapı dışarı edebilmek için
    bıçak
    işe yaramaz
    hap
    işe yaramaz
    kurşun
    işe yaramadı
    oku
    ve geç
    düşünme
    üzerinde
    düşünecek
    bir şey kalmadı
    bir
    çay koy hadi
    zehiri
    ben ayarlarım
    yapacak
    bir şey kalmadı
    bekleyecek
    bir şey kalmadı
    evde
    tek başına
    mutfakta
    tek başına
    bir
    silahı olmalıydı
    bıçak
    işe yaramadı
    sigara
    işe yaramadı
    alkol
    işe yaramaz
    alışkanlık
    her şey
    bir
    noktadan sonra
    fark
    edemiyorsun
    geçiştiriyorsun
    daha
    şiddetli bir patlama için
    dört
    kişiydik
    biri
    ağlıyordu
    diğerinin
    omzuna yaslı
    yolda
    tek başına
    ya
    da onun gibi bir şey
    Something
    In The Way
    her
    şey başa dönüyor
    bir
    süre sonra..
    ölene
    kadar devam edenler
    ya
    da kendini öldürenler
    fark
    yok arada
    üzülüp
    ağlamak da
    ve
    devam edebilirim
    şimdilik
    ama
    yapmayacağım galiba
    bir
    süre sonra
    Something
    In The Way
    Something
    In The Way
    3.mayıs.2008

  • bu şeyi sevdim

    yatırılmış
    ve yatan
    bir
    çok bahis kâğıdı
    bülten
    yarinki
    bülten
    puan
    durumu
    ve
    kitaplar
    ve
    bozuk bir diskman
    ve
    anlatsam inanmaz kimse
    bekliyorum
    tam
    burada
    bu
    şiirden daha kötü ne olabilir?
    son
    bir yılımdan daha kötü
    her
    neyse

    12.mayıs.2005