zaman iyidir ama
kendimi
tıkılmış gibi hissederim
insanın arasında
bir yüz görmek umuduyla
bakarken camın ardında
konuşup dururken insanlar
diziler
kadınlar
ek iş yapma planları
hep aynı cümleler
hayaller
espriler
tek bir söz bile söylemeye
duymayacağın kadar
muhabbetler
durur çevrende
dururken uçaklar
niye hiç konuşmuyorsun” derler
sen televizyon izlemiyor musun?”
neden bakmıyorsun?”
tütün içiyorsun”
gibi sigara alsana”
aynı yaşta olup
sigara içen adamlar
giyinen
ödemeyen
yanında yaşayıp
bekleyen
düzen mesela
yapan sonra
bir işi olmadan daha
olmadan
düşünmeden bunları
zamanı önemsemeyen
yirmi dört saat çalışabilecek durumda
az bulsa da
memnun
memnun
memnun
sorun terörmüş gibi sanki
ihtiyaçları kadınmış gibi
sonra yolcular
oraya giderken
elli kilo gelen
check in’e geç gelen
hostesler, hostlar, kaptanlar
bütün insanları
geliyormuşçasına
ve bitkin bir halde
uçaktan o uçağa koşarken
hatta
bir sigara içemeden
yiyemeden
görmeden
giden günler
artan baş ağrısıyla
güne çürüyen iç organlarınla
korumaya çalışırken
biraz daha
daha yaşlanırken
geleceği
konuşmadan
bakmadan
bakmadan
yaklaşırken
gibi hisseden
ölmesi gerekirken
eseri hayatta kalmış gibi
için çabalamadan
için çabalamadan
işte
öylesine yaşaman
hiç biri senden üstün değilken
hiçbirinden üstün değilken
işi yapıp
hayatlar sürdürürken
anlatamazken farklı olduğunuzu
hissettiğini
farklı
amcık yerine
mall’ı tercih edebileceğini
votka ile
bir gece
sakin
konuşabileceğin
sıkı dost ile
bir gün olsa bile
sadece bunun için belki de
gereken iki gece
gündüz
akşam
tatil
başa saran vardiya
saran kabus
saran hayat
misali işçiler
böceği misali iş verenler
masaldaki gibi gitmeyen işler
ağustos böcekleri
karıncalar
dur sabahtan akşama
için olduğunu düşünme
git ve eve gel sadece
izle
oku
yap
maske çıkarıp bir maske tak
bukalemunlar gibi
değiştiren yüzler
değiştiren ruhlar
renk körü olan insanlar
körü bir bukalemun gibi hissederken ben
geçemezken
nasıl davranılır bilemezken
önemsemezken bunu
toplumu
muaşereti mesela
da her boksa
geldiği gibi giderken ayaklarım
saatleri dışında
altı günü
insanlarla
arada olurken
tutanları izlerken
bu komediye gülmek isterken
da yüzlerine vurmak isterken
unutkanlıklarını
kafese tıkılmış gibi hissederim
kendimi değil
kafese tıkıldığını
bir anahtarın olmadığını
da ölüm dışında
çıkış kapısının
onlar parmaklıkları görmez
el izleri de yoktur onların
da dünü hatırlayabilecek kadar
olmaz hafızaları
yok olmak istesen de
olmak istesen de
sıkıcı aptal dizeler dışında
bir şey gelmediğini bilirsin
olan biteni anlatmakta
hiç bir şeyi çözmez
günü daha atlattım dersin sadece
binlercesi olsa bile..
sonra eve gelip
başına
uhu ve makasla
almaya başlarsın