Etiket: #face up

  • olley

     telefonu formatlarken, bütün numaralar uçtu. ne güzel. (bilerek de yapmış olabilirim gerçi.. hımmm. )

    böylece kendime de engel olup, beni aramayanı aramama kararımı baki kılmış olurum. yeter gaari..

    “nasılsa nasılsın diyen de yok” costo

    https://youtu.be/aMBISCWsRLA

    he bu arada, eski e-zine bu kış geri döneyur..

  • şimdi.

    işini kaybetmemek için, patronların her isteğini yerine getiren işçiler gördüm hayatım boyunca. ama en kötüsü de markisist olduğunu iddia edip, bunun yanı sıra ölümüne hasta iken rapor bile almayıp işe giden ve bana iş ahlaki diye bir şey hakkında geveleyenler oldu.. sovyet rusyada yaşıyorlar olsalar belki o da belki, anlayabilirdim. ama senin emeğini sonuna kadar sömürmekten başka ahlak tanımayan bir sistemde bu algıya sahip iş verenlerle neyin işi neyin ahlakı? ben işi ekince de laf yapılır sonra.. 


    açıkçası, sadece kendi götünü kurtarma peşinde olan herkes de yavaş yavaş hayatımdan çıkıyor.. en eski dostlarımdan en yenilerine kadar.. çalışarak özgürlüğünüzü satın aldığınızı düşünün.. bir yanılgı ile, yaşayabileceğiniz bir hayatınız olmadığında tekrar konuşuruz belki. zararın neresinden dönsen kardır derler.. ama bence ortada kar zarar ilişkisi de yok çünkü vakit nakit değildir.. sadece geçer.. sizi de umursamadan üstelik.. o yüzden güzel bir gelecek güzel bir haftasonu güzel bir yarın yoktur. mantıkla düşünürseniz olacağı algısına kapılırsınız.. ama asla gelmeyecektir, götünüzü kurtarmaktan vazgeçip dünyada bir şeyleri değiştirmek için minimum bir çaba bile sarf etmediğiniz sürece.. ah evet bir kısmı da buna “çocuğum için” takısı ekler.. çocuğun da çocuğun için bunu yapar.. ve zaman geçer.. ışık hızını bile sollayarak üstelik.. 

  • her şeyin başı virüs

     otorite
    hastanesi her boku bilirim bölümünden dr. ekmeğimin peşindeyim’in az
    önceki açıklaması: “covid571 üç gün sonra vizyona girecek. göz yolu ile
    bulaştığı için evlerden çıkmayıp, pencereden dahi bakmamanızı ve dışarı
    çıkmak zorunda iseniz üç kat maske ve at gözlüğü takmanızı tavsiye
    ediyorum”

  • neden susuyorsun? (ekimde gireceğim "e-kpss" üzerine salata soslu derleme)

    “kazanırsan yırtarsın” “soru çöz abi” “zaman ayır” öffff.. :

    geçmişte verilen tüm cevapların sorularını tekrar tekrar işitmekten sıkıldığım için, artık, sorulan bazı sorulara, yazılan bazı şeylere, işitilen bazı harflere, sessiz kalma hakkımı kullanacağım.. kendimi tekrar etmekten sıkıldım.. biraz yol alalım..


    bu blogda, ya da yazdığım dokuz kitapta, hakkımda da, hakkınızda ne düşündüğüm ya da düşünmüş olabileceğim ya da düşünebileceğim ile ilgili de cevaplar var..

    o halde, boşa harf israfından kaçınalım..

    hayır anarşist değilim..

    hayır arşivci ya da koleksiyoncu değilim!

    hayır herhangi bir yayınevine başvurmayacağım

    hayır tuzum kuru değil, çoğu zaman evde çaya şeker bile kalmayan bir hayatı paylaştığım insanların da tuzu olmayabiliyor, değil ki kuru olsun.

    hayır bakmakla yükümlü olduğum kişi olmadığı için ne güzel oh çalışmayalım aylaklık yapalım işporta açalım türü bir hayat yaşamıyorum, fabrika işçiliğinden gelen prim günüm ve sokakta siftahsız geçen günlerim, çalışma hayatını dörtte bölüp oniki ile çarpar yavrum, en çok susması gereken sensin o yüzden..

    o yüzden şu kpss faslını kapatalım gına geldi.. muhabbet esnasında..


    hayır tezgahta müzik açmasına izin verdiğim insanlar sınırlı. açacağın müziği de dinlemek istemiyorum.

    dönüşte uğrama. dönme! ya da kal..

    tekrarlardan sıkıldım..

    yol almayacağız

    yoldan çıkmaya ve çıkarmaya

    hatta yapılan yolları yıkmaya

    köprüleri yakmaya

    devam edeceğiz ki

    kendi yolumuzu inşa edebilelim..

    sabit

    stabil

    otostop için değil

    yoldan geçenleri ayartabilir miyiz diye

    bir kaldırımın üzerinde..


    şu an iş arasam herhangi bir fabrikada, direkt bulurum zaten. o yüzden gına geldi. sizin hayatınız, sizin kararınız.. 12 yıl işçilik yaptım, 12 yıl da memurluk yaparım belki, ya da kazandığım halde üçüncü günümde istifa ederim. beni ilgilendiren meseleler hakkında, susmak, kendiniz için hayırlı olacaktır. bir kulağımdan bile girmiyorki ötekinden çıksın sonuçta : )

    aa buna da cevap verilmiş:cevabı şu bak, altı yaşımdan beri bakışım da neyi umursayıp neyi umursamadığımın: https://unthatow.blogspot.com/2012/06/impermeabl.html

  • söylem niçin: Black Lives Matter

    söylemin, sloganın neden #BlackLivesMatter olduğu ve #AllLivesMatter olmadığı yönünde #SethRogen
    üzerinden bir tartışma dönüyor şu an USA genelinde.. söylemle sorunu
    olanların derdi başka. mesele de çok başka.hala anlamayan varsa
    açıklarız da: kendisinin ifadesi üzerinden küfür kıyamet bir yere dönmüş
    ortalık. açıklama da şu ve bir süredir tartışma sürüyor: “If this is a
    remotely controversial statement to you, feel free to unfollow me.”

    ben de ayn fikirdeyim açıkçası. bazı insanlar niyeyse ya türkçe
    bilmiyor ya algısı biraz karışık veyahut art niyetli. yüz yüze olsak
    çözebileceğimiz mevzuları büyüttükçe büyütenler istisna, onlarla
    çözülmez zaten de. bu slogan, beyazlar yaşamasın anlamına gelmiyor değil
    mi? inat ile, herkes yaşamalı diye tutturmanın anlamı yok ve bence
    herkes yaşamasın. mesela tepemezdeki virüsler yaşamasın abi.. var mı bu
    söylemle sorunu olan? vicdan yapan. ama onlar da insan diyen..

    mesela ben “iyi polis yoktur” diyorum, gelip “ama aile yaşamlarında
    şurada burada iyiler” deniyor. “iyi polis yoktur” demek, “bu insan iyi
    bir baba değildir, iyi bir kardeş değilidr” gibi komple yayılan bir
    algılama biçimine psiko-difransiyel isimli yeni ürettiğim argümanımla
    çözümlemelere gidemicem. karnım ağrıyor.. akademik bilgisi yeterli olan
    ilgilenir. ilgilenilmiştir de.. zamanında.. şimdi matematik kullanarak
    da anlatırım da, (tek iyi olduğum konu) seçil yasakladı matematiksel
    argüman kullanmamı : )

    mesela polislik mesleği için, verilen
    emirleri uygulamaya devam ettiğin sürece, iyi polis olamazsın. emirlerin
    dışına çıktığın anda da, (mesela eylemcilerin arasında katlan destek
    veren polisler gibi) o zamanda polislik mesleğinin gereğini yerine
    getirmiyorsundur yani yani artık polis değilsindir. o yüzden “iyi polis”
    olamazsın abi. o an mesleğinin gereğini yapmıyorsun, emre karşı
    geliyorsun. emir isyanları yatıştırmak veya kontrol altında tutmak değil
    mi? değilse bilelim.. hangi devlet bugüne kadar “aktivistlere destek
    olun, onlarla beraber takılın” diye emir verdi. var mı örneği? ben
    görmedim! kendi yandaşlarının eylemleri hariç ve o konumuz değil..

    o yüzden #BLACK #LIVES #MATTER
    bunun içine beyaz dı çinliydi uzaylıydı tavuktu köpekti kediydi
    eklemenin şu an gereği yok. onlar ayrı söylem olarak üretilir.. “all”
    eklemeye hiç gerek yok. çünkü bazı insanlar çok gereksiz! yoksa şunu da
    diyek : #virüslivesmatter olur mu? bence olur, olmayan virüs yaşıyor zaten.. kjndfjkndjkgn

    neyse.. söylemlerin arkasında, her şeyi genişletilmiş bir söyleme
    çevirme çabası ile karşı duruş tehlikelidir, şeytan değil oyalanmak
    önemsiz incik cıncık ayrıntılarda gizlidir.. ..sevgiler.

    peace, love, révolte

    not: isyanı fransızca diğerlerini ingilizce yazdığım için de, hani
    arapça kürtçe rusça çince uzaylıca diyen de vardır.. ayrıntılarda
    boğulmak, gerçeği ıskalamanın en bilindik tuzağıdır. daha çok tv
    izleyerek, bu tip binlerce tuzak keşfedebilirsiniz. ben almiim..

    harf ve kelime hatalarından, sanchez sorumludur ben değil..

     

  • haftalık analizler köşeceği – bölüm 1776 – dr. donete

    illuminatik difüzyonların, uzak galaksilerle kurdukları semiyotik bağlantılar neticesinde, nihayet dünyamıza ulaşan ultragalaktik federe devletinin gemileri, 1996 yılından itibaren, giderek artan bir şekilde, atmos-perimize anti-zopiklon yaymaktadır. bu sayede uyanan insanlık bilinci, bir sonraki aşamaya geçmeye giderek hazır hale gelirken, olayların farkında olmayıp olaylara karışan, yaşananlara isyan edenler ise büyük bir fırsatı kaçırıyorlar. artık reenkarne şansları da olmadığı için, ruhları sonsuza dek bir mum misali sönmüş olacaktır.
    gaztral seyahatlerimden edindiğim bilgilere göre, dünyamız 2056 yılından sonra, bok gibi bir yer olmaya başlayacak ancak o güne kadar, 2030’dan itibaren 26 yıl süren bir bolluk ve refah dönemi bizleri bekliyor. ardından samanyolu galaksisine hangi açıdan gireceğini henüz çakozlayamadığım, yecca ve mecca adlı periferik evrenin ırkları, dünyada yeni bir felaketler döneminin başlamasına sebebiyet verecektir kardeşler. 2056 yılına zaten daha önceki endokrinel analizlerimde de dikkat çekmiştim.
    peki mesih ve deccal mı? onlar çıktı be yavrum. şu an aramızdılar. herkes bir mehdi ve herkes bir deccal gibi davranmıyor mu sizce de? sadece kendileri farkında değil bunun, ama o kadar yıllardır analizlerimi takip eden okuyucularım olan siz şanslı kişiler artık, sayemde, tüm gerçekleri biliyorsunuz, öyle değil mi? değil mi yoksa? beni mi kekliyonuz lan?
    neyse kıyametli okurlarım, arkadaşlarınıza, ganalımın linkini atmayı, beni izlerken reklam engelleme detektörlerinizi kapatmayı ve bol bol gökyüzüne bakmayı ihmal etmeyin.. geliyorlar.. az kaldı.. şanslı kişiler beşinci hatta çok çok şanslı iseler, benim bulunduğum 11. boyuta geçebilirler.. aranızdan geçenler oldu. yaptıkları bağışlar sayesinde onlara hiç kimsenin bilmediği, baş melak metamorfozdan edindiğim bilgileri paylaştım ve kendilerini geliştirerek, önce sigarayı, ardından da uyumayı bırarak, boyut atladılar. tabii sadece bu ikisi yetmedi, gizli şifacı bilgileri de kendileri ile paylaştım..
    haftaya yeni bir analizde görüşmek üzere. gökyüzünden gözünüzü, gözünüzden beni ayırmayın.
    tekgöz piramit anarşi..
    dr. donete
  • do you understand you?

    bazen, kurduğunuz bazı cümleleriniz, aslında gerçekte düşündüğünüz ve
    söyleyemediğiniz şeylerin haberini verir bana.niyet değil bi-Linç/altı
    okumasıdır. siz her ne kadar kabul etmeseniz de, okumasanız da, ve bir
    yazarla konuştuğunuzun farkında olmasanız da o an, duvarlarınızı aşmam zor
    olmadı hiçbir zaman.

    üzücü şeyler vardı hep, orada, kendinizin de görmek
    istemeyeceğiniz şeyler.. görmek istemezsiniz, kendiniz bile kendinizi..

    ben görüyorum ama. sonra
    evden çıkamazsın işte,virüsten önce de çıkmıyorsundurki zaten.. mümkün
    oldukça, ya da mümkün olmadıkça, ya da mülkün. ne biliim. kafamın içinin
    karmakarışık bir sandeviçten farkı yok ve ben soğansız ve yeşilliksiz
    demiştim, unutmuş siparişimi ileten tanıdıklarım, ayıklamaya gücüm yok, bu
    şekilde yersen de midem bulanıyor, kusuyorum.. şu an olduğu gibi..
    /07/04/20-zabahüstü.

    not: evet: yersen de, “yersem de” değil. yanlış yazarsam söylerim. iyelik ve zamir eklerinde hata yapmam. bozduğumu söylediğiniz türkçeyi de sizden daha iyi biliyorum. ve inadına “ve” ile cümleye başlayıp, inadına kafama göre, eğer dilersem “ve” bağlacından sonra virgül koyacam. onuncu kitabımı da kendim basacak olsam da. banane!
    kendimden ve yaptığım işten ve duruşumdan ve söylemimden emin olduğum kadar hiçbir şeyden emin olmadım. yersen..

    öyle.

    23/5/2020-öğlen

    [youtube https://www.youtube.com/watch?v=eHWqH_2pzRo]

  • fake pandemiğe imanınızda kusur etmeyin. çarpılırsınız.

    çorana bitkisi geçsin, “evde kalın” diye çığırtkanlık yapanlar tezgaha düşer elbet. feci derece de yakınım olan insanlar (1 değil birçok) en başından beri, “yasak la şişt hoop” dendiği günler de bile çalıştı.kendi tercihi dışında fabrikalar azadlı kölelerden olmasam (yani işsiz) ben de çalışırdım. “tablom 1000 lira ama evde kalın” “yemeğim evime gelsin ama evde kalın” “kargomu da postaladım ama evde kalın” “hepsiçoranada indirim var ama evde kalın” ‬
    ‪bak İŞine.. ‬tezgahı hala açmıyorsam, ki sokağa çıkıyom yani, çıkıyom diye laf eden olursa uluslarası tezgahtaki figüranlığına devam edebilir.. aşırı zorda olmayıp, bir çok ihtiyaç halinde camı kırma isteğimden imtina edişimden, şimdilik dönüyoruz, sar başa.. elbet kırarız böyle giderse, camı da, canı da, kafayı da, kirişi de, neyin kırılması gerekiyorsa onu da.. hiçbir zaman normal bir hayatımız olmadı. o yüzden normal hayata dönme arzusu, bana uygun bir slogan değil.. kendini riske atmıyorsan, hala kaybedeceğin bir şeyler vardır. bir de hiç olmayanlar var.. bu koşullar da 4. kitabını yazdığında (ben değilim o kişi) ilk üç kitabı övgüler alıp ödüllere aday olup/kazanıp sonra “araba çizmekten/sabotajdan/yağma’dan” bahsedilen şiirler yazınca “şiir böyle olmaz” denilen bir dostum.. “imla hatası var”

    koskoca bir sistem hatası var! imla değil!
    hay sanatınıza.. hay sanala açmalarınıza.. kaçtım ben.. uzun uzun kaçtım.. ‪

    Çağrı Sinci – Bak İşine düet Gazapizm & SvA #13 https://youtu.be/7Y5WHNb-nEU ‬





  • 12 yeni 7 remaster serisinden 19 fanzini katlamak ister misin?

    detaylar aşağıda

    https://www.facebook.com/yahyavural/posts/2690952804248431

  • le système n'a ni identité ni visage

    çook eski face hesabıma kimlik istediği için giremeyip en sonunda, girebilip şu son postu yazdım iki yıldır giremiyenko da: 
    bu hesaba, girizgah yapamıyordum iki yıldır. neden? çünkü “kim?lik adı” baby.
    “gerçek isim” vs problemi.. adını değiştir, kimliğini gönder, fotografya çek. diğer hesabımda da, (1,5 yıl önce açılan) aynı sorundan müzdarip oldum. sonra tee mil-addan önce hatta dinozorlar definden önce açtığım hesaba giriş yaptım. baktım duruyor hala, hani “İkiMimlilik” adı ile olan hesap.. ona geçiş yaptım, çünkü yaklaşık 20 adet sayfa var, onlarda da bir dolu iletişimde olunabilitesi olan şahıs ve üretilen işler.
    bir kısmı label’im bir kısmı ürettiğim işlerin farklı tahrik durakları üzerindeki güzergah seyirlerininin tariflerini tahrif etmek içün, açmışım, psikozotik zamanlarımda.
    sonra benim harici HDD öldü. 52’sini bile okuttuk. 3 tb hacimli bir mahlukattı kendisi. digital platform ve online üzerinden tırtıklanan her şeye karşı mesafeli olduğumdan ki dahası demo işler peşinde koştuğumdan, ve ki dinlediğim şeylerin bir çoğusunun bağ-sızı youtubelenko gibi yerlerde dahi bulunmadığından, doldurmuşuz ne varsa hdd’ye.. sorun değil, toplarız gene, soulseek’ten indirelengo.
    ancak feci şekilde bir takım iş ve foto uçtu o sıra. bu mal facebook’un haciz koyduğu hesabımda da bir kısmı mevcut idi, göndersene dedi seçil, devlet onaylı “kim?liğimizi”, ki bir yıldır başvuru yapıyor, durumu izah ediyorum, anlamıyorlar. efenim bir saat içinde açıldı hesap. ama ağır konuştum. ondan mı bilemem. altında bir türk programcı adı olan bir mail aldım ama iş işten geçti. gene birileri şikayet eder, gerçek adını kullanmıyor bu çocuk, zaten uyuzum kendisine, hesabını kapatın diye, sanırım öyle yürüyor bu süreç, bilemiyorum, biz de biliyoruz kod yazmayı da bu kadar embesil bir algoritma görmedim daha önce. kendimiz çözüyoruz, görmek istediğimiz şeyleri görebilecek kıvama getirmeyi, zonksal medyada, temiz ekran stratejimiz sayesinde..
    bir kaç peynir gemili zihinli kişilik, “gerçeklik algısından” muaf yaşayamadığı için, simetrik desimetrik ve asimetrik evrenlerin galaksilerin algıların ve zihinlerin varlığından da haberdar olamayıp, her şeyi kendi algı dünyası ile paralel sanıyor.. paralellik kolpa bir teori zaten. uzay-zaman araştırmalarında da, insani ilişkilerde de, devletik paranoyak aktivitelerde de…
    her neyse, artık, zonksal medya’da aşağıda link verdiğim hesap’ta ikamet etmekteyim, sigaa içmeye de beklerim.. eklemedim diye burdaki arkidişleri, darılmasınlar, bir günde belirli sayıda istek ilettiriyor bu fakebook. bilgilerimi indir seçeneği var o da işlemiyor zaten. o yüzden açık dursun bu hesap da. bir daha ki, dünya da ki her şeyin kendi düşüncesine yaşam görüşüne göre yol almasını isteyen “eksi bir desibel algılı” zentonovalamaya kafalı kişiler şikayet edene kadar… anıt niyetine. yalnız ben mezarda yokum, mum yakıp dua okumayın.
    aşağıda linki verilen, kim?lik adlı hesapta ölmeye devam ediyorum.. gerçek adım da girdap. aynı zamanda esçûmênto ayn zamanda da rodrigo ve aynı zamanda da yahya ve aynı zamanda espiridion ve aynı zamanda GZU ve girdo da var, ve dahası bazı fanzinlerde farklı farklı isimlerde de bulundum gizliden ve bulunmaya devam ediyorum, pardon, bulunmamaya.
    ama gerçek kim?liğim sokakta ki işporta tezgahımda, burada var olmaya değil, buradan klanıma adam toplamaya çalışıyorum.. Wu-Tang Clan 4eva!!
    ” gerçek adın ne” diye sormazsınız artık.. ki daima bunu soranın gerçeklik algısından da endişe ettim..
    gerçek diye bir şeyin varlığını kanıtlayana 12 tüh tüh gücünde uçan fil fırlatıcam, xenlangrenda galaksisinden…
    al sana gerçek ismim, ZEMT Galaxy’Zzz‘de böyle kayıtlı adım: Yahya girdap zack unthatow vuraL esçûmênto donete sanchez virtual cosmos be rodrigo espiridion del pueblo 🤔
    ya da kısaca girdo da denilebilir.. hiçbir şey demeseniz de olur. beni görmezden gelmenizi de anlayışla karşılardım. (ki karşılıyorum da) bana bir kukuleta yapsanıza? kağıttan ama.. ne dersiniz? ☯️🏴🏴‍☠️
    hesap da şu: facebook.com/yahyavural
    dilimden çakozlamayan, gerçek konuşma dilimden hiç anlamaz. (çok suskunsun, aslında değilem donçunertom sana öyleyem)