Etiket: see nothing

  • eurydice

    eurydice*
    düşününce
    matah bir bok gibi gelmiyor insana
    fanzinler, yazılar, yazarlar
    yine de “orda biri var mı?” demek istiyorsun
    yıllarca dedin bunu
    çoğu kez sesinin
    boşlukta yankılanışını duydun sadece
    ve uçurumdan aşağı kaydı ayağın
    istem dışı bir intihar?
    belki de


    bir alt katta bir şey tuttu seni bir şey
    ya da sen bir şeye tutundun
    ve yeniden başladın
    tekrar inşa
    onarım değil ama
    yeni baştan inşa
    ve sonra
    “orda biri var mı?”

    bazen vardı, bazen yok
    bazen hiçti bazen çok

    gidenler oldu
    kalanlar oldu
    kalanlar kalmaya devam edecek mi belirsiz
    senin kalıp kalmayacağın da öyle

    ama şimdi
    şu noktada ve bir kez daha
    “orda beni duyan biri var mı?” diyorsun
    “ses verin!”
    çıt yok

    bir sigara yakalım
    üstteki dizeyi ersoy albayrak’dan çaldım
    “bir sigara yakalım”
    hayır ona gönderme yapmıyorum
    sadece çaldığımı itiraf ediyorum

    biri testimi kırmadan önce yani
    kendimi dövüyorum

    anlaması gereken kişi dışında 
    hiç kimse bi bok anlayamayacak burada
    ki o kişi de okumayacak asla
    ama önemi yok
    devam

    ne için?
    niye?

    “do it killself”, önemli bir şiir aslında
    açıktı her şey onda
    ama bir yenisini daha yazıyor olmak
    yeni bir itiş kakışın daha
    tetiğe basmak üzere olduğunu gösterir



    düşününce
    yani gerçekten
    matah bir bok gibi gelmiyor insana
    fanzinler, yazılar, yazarlar
    ama her şeye rağmen bazen
    bir şey olsun istiyorsun

    okunmak ya da yazılmak değil mesele
    sabahın köründe mesela
    tam şu an
    burada otururken
    tek başına
    olabildiğince tek başına
    otururken
    tek başına olmamak istiyorsun
    belki gerçekte öyle olmasan bile
    içeride de öyle hissetmemek

    polis adamın birine ehliyet sormuş
    adam da “verdiniz mi ki istiyorsunuz” demiş
    “beş kez girdim sınava vermediniz”
    “alamadın”
    “hayır! siz vermediniz”

    aynen böyle aslında
    durum bundan ibaret dostlar
    yürümekte zorlanırken
    ruhen değil, gerçekten zorlanırken
    topallarken
    sol kasığın bıçaklanmışçasına ağrırken
    kaldırdığın onca kilo yük yüzünden iş yerinde
    “belki fıtık bu” demek yerine
    “bir şey yoktur” deyip yola devam ediyorsun

    ve buna rağmen
    bir kez daha
    sabahın beşinde
    intiharla burun buruna gelip
    “orada biri var mı?” diyorsun
    “siktir git adi orospu çocuğu” bile demiyor kimse
    çıt yok


    beth bana şarkı söylüyor
    ben size şiir yazıyorum
    ne beth beni tanıyor
    ne de ben sizi
    zincirleme kimsesizlik tamlaması

    hiç kimse olan bitenin farkında değil
    ve ölecek bir gün beth
    tüm kadın kahramanlarım ölecek
    ben ve odipal ruhum
    yeni anneler arayacak kendisine
    sevgili değil
    çocuk değil
    bakıma muhtaç bir fareyim sadece
    ve dün gece iki fare yakalandı
    aynı evde iki fare
    kaynar su
    ben yapamazdım
    ama yaptılar
    aynı evde iki fare diyorum
    eş?
    kim bilir
    iki ölü eş
    güzel olmalı
    aynı yerde aynı zehirle

    ve yazamayacak kadar sarhoşken
    bir kez daha
    on yıl sonrasını düşünüyorum
    on yıl önce olduğu gibi
    kar üstünde ölücem diyordum o zamanlar
    on yıl önce ve on yedimde
    diyordumki, var daha bi on sene
    27’de ölücem kar* üstünde ölücem

    ölmedim
    izlanda uzaktı
    izmir’e kar yağmazdı
    mantıksız bahaneler uydurup inandım
    ve ölmedim

    sürekli olarak erteliyoruz ölümü
    37’de de kar üstünde ölmücem
    47’de de
    daima
    10 yıl sonra
    ve daima
    “orada biri var mı” derken
    bir alt kata düşüp
    en baştan başlamak
    bu iş böyle
    ve böyle gider
    ama daima gider


    ve belki de bu yüzden iyi bir aldatmaca
    do it yourself
    başarısızlığını gizlemek
    kaybetmişliğini
    yitirilmişliğini

    bir dakika bir dakika
    bir yanlışlık var burada
    sen yitirilmiş değilsin girdap
    yitirmişsin
    gerçek olan bu
    iki zıt yöne giden şeyden
    daha değersiz olanı
    daha değerli olanı kaybetmiştir
    mantık buna hükmeder

    güçlü olan
    iten
    düşüren
    ya da silen
    yitirmemiştir
    kazanmamıştır da evet
    ama yitirmemiştir de
    güçler dengesi
    ve hisler

    ve en başa dönersek
    gerçekten matah bir bok değilim
    biliyorum
    ama yine de insan
    üzerindeki sinekleri kovup
    güneşe gülümsemek isteyebiliyor zaman zaman
    ama güneş yok
    sadece aldatmaca var

    ve bundan şikayet edemeyecek kadar sarhoş olup
    ölümü ertelemekten başka
    yapılası hiçbir şey yok
    on yıl sonra moruk
    aynı şekilde
    on yıl geçtiğinde
    kaç on yıl olduğunu boş ver
    on yıl

    sen arkana bakma yeter
    eurydice peşinden gelecek
    hades ile olan anlaşman böyle
    ardına bakma
    eurydice peşinden gelecek
    asla ardına bakma

    karanlıktan çıkacaksın
    ve parlayan güneşin
    büyük bir süratle erittiği karın üzerinde yatacak
    karla beraber eriyecek
    su olacak
    ve akacaksın
    akış
    hepsi bu

    19.temmuz.2008
    * eurydice: Yunan mitolojisinde, Orfe’nin kavuşmak istediği sevgilisinin adıdır.  Eurydice bir gün Aristaeus’tan kaçarken ayaklarına bir yılan dolanır. Sevgilisi bu yüzden ölüp yeraltına (öte-âleme) gidince, sevgilisini kaybeden Orfe de ona kavuşmak için büyük çabalar gösterir, ilahlardan yardım görme umuduyla, özlem içinde çalgısını çalıp dururken harikulade, ahenkli müzikler yaratır. Orfe’nin sevgilisine kavuşma çabalarına Hades’ten bir yanıt gelir. Sevgilisine kavuşacaktır, fakat bir koşul vardır: Bu da, sevgilisi yeraltı aleminin karanlıklarından ışığa çıkana kadar onun yüzüne bakmaması koşuludur. Böylece ilâhî yardımla, sevgilisi, aether (esîr) katlarından çıkıp yükselmeye başlar, fakat tam ışığa çıktı çıkacakken Orfe dayanamaz, ardından gelen sevgilisini görmek için dönüp geriye bakar. 
    ** kar üstünde ölmek ile büyük bir servete ulaşıp o bitirilemeyecek paranın mecazen üzerinde boşluktan intihar edenler de var güzelim.. ben izlanda da kar üstünde donmayı tercih ederim. ve toprak yerine kara gömülüp kendi kendine, bilinçsiz bir şekilde, sonra da mezarsız olmak..
  • uçan halıdan düşmek

    aradan
    aylar geçmiştir
    ve
    her şeyin bittiğini düşünürsün, kendi içinde
    dönüşüme
    uğradığını
    değiştiğini
    ya da
    baştan
    başladığını
    falan
    filan
    sonra
    bir
    iş çıkışı
    sabahın
    altısında
    13
    saatlik mesainin ardından
    eve
    dönüş yolunda
    cüzdanını
    kurcalarken
    belki
    kalan bozuklukların sigara almana yeter diye
    çıkarmayı
    unuttuğun ya da bilerek es geçtiğin
    bir
    resme denk gelirsin
    birden
    önüne çıkan bir tırın
    sana
    çarpması kadar ani olur bu
    derin
    bir sarsıntı
    yürümekte
    zorlanır
    oracıkta
    yığılmamak için direnirsin
    yürümek
    zorundasındır ama
    boktan
    bir film şeridi
    gözünün
    önünden geçerken
    yürümek
    zorundasındır
    görmesen
    de nereye gittiğini
    evi
    bir şekilde bulur
    içeri
    adım atar
    ve
    “tamam” dersin
    sakin
    olalım
    bitmişti
    her şey
    öyle
    olması gerekiyordu, oldu
    şimdi
    buradasın adamım
    bir
    işin var
    ve
    tek yapman gereken
    yola
    devam etmek”
    yol
    falan kalmamıştır oysa önünde
    ayağının
    altından çekmişlerdir uçan halını
    ve
    düşerken
    düşerken
    düşerken
    her
    neyse
    bilincin
    yitimi
    kaybedilen
    irtifa

    hatlar
    dış
    hatlar
    her
    şey birbirine girmişken
    ve
    zihnini tamamen bulanıklaştırmışken
    alkol,
    uyuşturucu, acı, ne olursa
    bir
    anda ayılmak
    havadayken
    ayılmak
    ve
    aşağı değil de
    yukarıya
    bakmak – düştüğün yere
    bitişine
    ne kadar kaldığına değil de
    ne
    kadar süredir bittiğine
    uçan
    halıydı, evet
    bir
    serap
    çölde
    kutup ayısı gibi mesela
    neden
    olmasın
    kelimelerin
    anlamı yok
    düşlerin
    anlamı yok
    buradayız
    hepsi
    bu
    kimsenin
    bir şey anlamasına da gerek yok
    kendime
    yazıyorum
    kendime
    yazılıyorum
    kendi
    üzerime düşüyorum
    estetik
    bir düşüş
    ama
    kimse görmüyorken
    bi
    önemi yok hiç bi güzelliğin
    ve
    dışarıdan
    ne
    kadar ahmak
    aptal
    ve idiot göründüğümün farkındayım
    ve
    öyleyimdir de muhtemelen
    ve
    o yüzden siz haklısınızdır
    bir
    böcek gibi mesela
    iğrenç
    bas
    geç
    düşünme
    bile
    ama
    yine de
    her
    şeyin farkında olarak
    devam
    et
    ardına
    bile bakma
    herkes
    haklı
    yüzeysel
    bir sikiş bu
    o
    yüzden çok önem arz ediyor
    içine
    boşalma
    uçuşan
    kelimeler ya da
    küpeler
    jöleler
    bordrolar
    abur
    cubur
    tamamen
    yüzeysel
    böceksiz
    bir ev gibi
    ve
    allah belamı versin ki
    bir
    uçan halıydı
    üzerinden
    düştüğüm
    şimdi
    buradayım
    hayal
    görme – düş kurma
    derin
    öğürtüler sadece
    aynen
    bunun gibi
    sırf
    öğürtü
    ama
    asla kusamıyorsun
    içinden
    çıkarmak istediğini
    yere
    çakıldığında belki
    ve
    paramparça olduğunda
    anlaşılacak
    neyi
    gizlediğin
    ya
    da neyin seni
    bu
    kadar rahatsız ettiği
    geriye
    kalan her ne varsa
    sırf
    laf kalabalığı
    curcuna
    bir
    varmış bir yokmuşla başlayan
    gerçek
    masal kahramanları
    hepsi
    sizin olsun istiyorum
    benim
    dışımda hepsi
    kendini
    ele verme
    tüm
    kapıları kapat
    ve
    bir gerizekalı gibi
    gizli
    odanda
    uçuş
    fantezileri ile yetin
    bu
    kadarı yeterli sana girdo

    1.temmuz.2008
  • sıkıcı adam

    sıkıcı adam
    odamdayım
    bekliyorum
    öyküler
    geliyor
    öyküler
    gidiyor
    yazmıyorum
    geçenlerde
    bir roman bile geldi
    çaldı
    kapıyı
    açmaya
    çalıştı
    zorladı
    ve
    çaldı çaldı çaldı
    açmadım
    içerden
    kitlemiştim zihnimi
    çıt
    yok
    sonra
    bir kadın geldi
    bekledi
    uzun süre
    şarkı
    söyledi
    hareket
    bile etmedim
    konuşmadım
    da
    ama
    şimdi yazıyorum
    biraz
    üstü kapalı olsa da
    kim
    anlıyor ki zaten
    açık
    yok
    açık
    verme
    buraya
    kadar
    hepsi
    buraya kadar
    yarım
    kalmış hayatlar
    yarım
    bırakılmamış ama
    yarım
    kalmış
    bırakılmamış
    kalmış
    anlıyorsunuz
    değil mi?
    kasten
    değil
    müdahale
    yok
    istem
    dışı
    kendiliğinden
    ve
    şimdi adamın biri
    “hiçbir
    şey sonuçlanmıyor” diyor bana
    öykülerim
    söz konusu olan
    “hiç
    bir şey sonuçlanmıyor
    hepsi
    yarım BIRAKILMIŞ
    sonuçsuz
    meseleler
    sıkıcı”
    diyor
    “hayatımda
    öyledir” diyorum ona
    “yarım
    yamalak
    ve
    bunu yaşamak
    yazmaktan
    daha sıkıcı olmalı
    okumanın
    sıkıcılığı ile kıyaslayamam bile
    gerçekten
    yaşanmış olmasını”
    anlamıyor
    ama
    “sıkıcı”
    diyor
    “sıkıcı”
    diyorum
    gidiyor
    bira
    istiyorum bi tane
    ve
    odamdayım
    beklemiyorum
    artık
    ama
    harekette etmiyorum
    anlıyorsunuz
    değil mi?
    ben artık anlamıyorum da
    24
    haziran 2008
  • kaşıntı

    odamdayım
    bir
    şeyler ısırıyor etimi
    ne
    olduğunu bilmiyorum
    geride
    kalan, izler sadece
    ufak
    kabarcık lekeleri
    kolumda
    ve bacağımda
    sivrisinek
    yakarca
    ya
    da görünmez bir kadın belki de
    kitap
    okumaya çalışıyorum
    kerouac
    hiç
    kimse hakkında kötü yazıyor demek istemem ama
    sıkılıyorum
    bana
    göre değil sadece
    böylesi
    daha iyi
    bana
    hitap etmiyorsun kerouac
    ve
    fazla abartılmışsın gibi hissediyorum her defasında
    adamın
    cassady, sana beş çekiyor
    senin
    suçun değil bu tabii
    bir
    şeyler etimi ısırmaya devam ediyor
    bir
    sigara
    yarım
    kalan bira
    kitap
    değişiyorum
    ambjörnsen
    akışı
    çok iyi
    kelimelerin
    dizilimi
    cümleler
    ve
    zihninde canlandırabildiğin
    bir
    anlatım sunuyor bana
    ve
    sonra bir sigara daha
    derken
    biram bitiyor
    odamdayım
    gecenin
    dördü
    kaşıntı
    sıkıntı
    okunan
    ezan
    okunan
    bela
    ve
    ısırılan etlerim
    itiraz
    etmiyorum bu duruma
    herkesin
    bir şekilde
    yaşamaya
    hakkı olduğunu düşünüyorum
    ve
    anlatmaya da derdini
    iyi
    veya kötü
    şiir
    veya öykü
    hitap
    ediş tarzı sadece
    sorun
    yaratan
    ve
    sabahın altısı oluyor
    yedi,
    sekiz, dokuz
    uyuyor
    akşam
    uyanıyorum
    hiç
    çıkmıyorum odadan
    günlerce
    çıkmıyorum
    ve
    etimden çok
    ruhumdaki
    ısırıkların
    yarattığı
    kaşıntıdan mustaribim
    bekliyorum
    geçip
    gidecek nasılsa
    ve
    kaşıma diyor annem
    kaşıma
    yara yaparsın
    haklı
    bir
    şekilde
    tekrar
    etmemek gerekiyor hiçbir şeyi
    üzerinden
    geçmemek
    incelememek
    çünkü
    hiçbir zaman
    hiçbir
    koşulda
    naparsan
    yap
    sonuç
    değişmeyecek
    o
    yüzden bekliyorum
    hiçbir
    şey yapma
    her
    şey olur
    bırak
    aksın
    derin
    tao ihtişamı
    devam
    ediyor

    11.haziran.2008
  • siktir et

    pas
    demen gerekir bazı eller
    kötü
    gelmiştir kağıt ya da
    başka
    birinin kazanmaya ihtiyacı vardır
    sen
    batsan da
    çıksan
    da
    değiştirilmesi
    olanaksız bir pozisyona düşmüşsündür zaten
    nakavt
    edilmişsindir yani
    ayağa
    kalkıp birkaç yumruk daha yemek aptallık olur
    kazanma
    şansın sıfırken
    seyirciler
    çektiğin acının
    bi
    gram farkında değilken
    ve
    hiç kimse hiçbir şeyin farkında değilken henüz
    zafer
    şarkıları
    ve
    bağrış çağrış arasından
    sürünerek
    sıyrılıp
    uzaklaşmak
    zorundasındır
    ardına
    bakma
    asla
    ardına bakma
    kangren
    olmuş bir kol gibi düşün
    ve
    çıkar at
    işlerine
    karışma
    içlerine
    karışma
    hiç
    kimsenin işine karışma
    sessiz
    sakin
    ve
    acıdan gebersen de
    umurunda
    değilmiş numaraları
    21
    mart 2008
  • ardımızda kalan yaşamlarımızda bir avuç bok şimdi

    ardımızda kalan yaşamlarımızda bir avuç bok şimdi

    tuvalet
    olarak kullanılıyor
    ve
    sular kesik
    ve
    tıkandı lağım
    o
    yüzden pis kokuyor
    ve
    o yüzden iğrenç görünüyor
    umursamıyor
    ama
    içinde
    bir ölüyü besliyor fark ettirmeden
    dünya
    ağzına sıçarken
    ve
    milyonlarca kez “benden uzak durun” dediği halde
    kimse
    laftan anlamıyor
    tuzaklar
    tuzaklar tuzaklar
    tuzaktan
    kumanda ya da
    başa
    sar
    ileri
    al
    durdur
    kes
    kapat
    değişen
    hiç bişi olmayacak
    tüm
    olasılıkları tükettik
    irtifa
    kaybediyoruz
    ve
    neden ağzıma sıçıldıktan sonra
    şifonu
    ben çekmek zorunda kalıyorum
    bilmiyorum
    girdapiç..
    *
    başlık “özver yılmaz’ın “karanlık” adlı şarkısından alınmıştır..

    18.mart.2008
  • orospu ilham perileri

    gece
    bir dalgınlık sonucu
    elimde
    kalemle tuvalete girdim
    ve
    sıçarken
    tuvalet
    kâğıdına bir şeyler yazmaya başladım
    sarhoştum,
    kabul ediyorum
    ve
    klavyedeki kanı görünce fark ettim elimi kestiğimi
    nasıl
    olduğunu hatırlamıyorum
    jiletle
    oynuyordum sadece, hepsi bu
    sonra
    kan
    katledilmiş
    aşklar silsilesi
    daha
    sonra
    tuvaletteki
    işim bitince
    şiirle
    kıçımı sildim ve
    kâğıdı
    atıp
    şifonu
    çektim
    daha
    sonra
    şiddetli
    bir öksürük krizi
    midem
    bulanıyordu
    alkolden
    değil
    yaşanan
    her şeyden
    “her
    zaman bir bahanen vardır,
    başarılı
    olmamak için”
    bunu
    eski bir sevgilim söyledi bana
    eski
    olduktan sonra yani
    daha
    önce söyleseydi de bir şey değişmeyecekti
    her
    zaman bir yenisi gelir ve
    her
    neyse işte, klavyeyi kurtardım kandan
    elimi
    de tabii
    hayır
    kanları sildiğim şeyde şiir yazmıyordu bu kez
    yazsaydı
    epey trajik olurdu
    ve
    aslına bakarsanız
    odamın
    içi
    o
    kadar çok kağıt parçası ile dolu ki
    hepsini
    temizlemeye kanım yetmez
    ama
    bir fotokopi makinesi bizi kurtarabilir
    doğru
    mu yazdım? makinamı yoksa?
    ha
    bu arada
    klozete
    giden o şiir
    buna
    beş çekerdi
    ama
    önemi yok
    bana
    da beş çekiyor sonuçta
    yerime
    seçilen çoğu ahmak
    7
    mart 2008

  • kadınsız

    evdeyim
    evde olmayı
    seviyorum
    bir kaç bahis oynar
    kafayı çekerken
    kazanmayı beklerim
    akşamın beşi
    dizelerim oldukça
    kısaymış bu arada, öyle dedi bi tip, böyle şiir olmazmış
    bu
    yeterince uzun mu joe?
    konumuza dönelim
    konu neydi
    baştan alalım
    şiiri başa al
    çekim iki sahne 5
    evdeyim
    sarhoşum
    sarhoş olmayı
    seviyorum
    evde olmayı da
    evde olmayı ve evde
    sarhoş olmayı ve sarhoş olmayı
    hepsini tek tek
    seviyorum
    ya da hepsini
    birlikte
    ne farkeder ki?
    iyice karıştı
    akşamın beşi
    günlerden pazar
    üçlü ganyan yan
    yattı
    orospu çocuğu f.ç
    yatırdı beni
    babam uyarmıştı ama
    “o at tek
    geçilmez evlat
    jokeyi biraz
    ibnedir”
    neyse
    evdeyim
    bunu daha önce
    söylemiş miydim?
    atlar ters köşe
    maçlar ters köşe
    kafam ters köşe
    bekliyorum
    birazdan telefon
    çalar
    bir kaç kadın
    tarafından kırmızı kart gördüm
    hayatıma giren herkesi
    başka birine
    kaptırmam kötü
    ama boş ver
    itiraz etmeye gerek
    duymuyorum
    buradayım işte
    ve en ufak bir istek
    duymuyorum içimde
    nasıl istiyorsanız
    öyle oynayalım bu oyunu
    ne de olsa sonunda
    kaybedicem
    neden kazanmak için
    çaba sarf edeyim
    boş versenize
    böyle iyiyim
    havada huzur var
    bugün
    oldukça sakin ve
    sıkıcı bir gün
    güzel
    her şey sıkıcı
    sadece oranları
    değişiyor
    bu az sıkıcı
    bu çok sıkıcı
    ve bunu bana anlatan
    bir adaşım
    teşekkür edelim ona
    oldukça sakin ve
    sıkıcı bir gün ve havada huzur var
    tricky’nin paranoyak
    ve aksak ritimleri dönüyor odada
    ve harikulade hatun
    sesi
    bu kadınların cıyaklamasına
    tahammül edebilen bir tek ben miyim?
    sürekli konuşup
    durmaları ve beynimi sikmeleri hoşuma gidiyor sanırım
    ama hepsi ve mutlaka
    başka birini tercih
    ediyor bir süre sonra
    ben
    işe yaramaz
    adi
    ve basitim
    ve haklılar öyle
    düşünmekte
    itiraz etmiyorum
    ve olayları terse
    çevirmek için
    en ufak bir şey
    yapmayacağım
    her şey benim
    dışımda cereyan ediyor
    ve güzel
    ve huzur var bugün
    havada
    kadınsızlık iyi
    huzur veriyor
    siktir et
    bahisler ve alkol ve
    dört duvar ve rap
    daha fazlasına gerek
    yok
    bir kadına da
    ihtiyacım yok
    hiç kimsenin yok
    elinize patlatın
    gitsin!

    15 eylül 2006
  • bozuk

    her
    şey dağıldı
    sikik
    biriyim büyük ihtimalle
    ve
    sikik bir hayatım var
    defalarca
    tecavüz edilmiş bir ruha sahibim
    bu
    soğuk dünyada kime güvenebilirim?
    bu
    da şiir mi?
    değil
    tabii ki
    hem
    bu kimin umurunda?
    buradayım
    beni
    de vurdular
    buradayım
    beni
    de vurdular
    bekliyorum
    zamanın
    ilerleyişi
    bekliyorum
    zamanın
    ilerleyişi
    bekliyorum
    zamanın
    ilerlemeyişi
    hiçbir
    şey yapasım gelmiyor
    ve
    her şeyin iyiye gittiğini sandırdılar bana
    gitmiyordu
    gitmeyecekti
    ve
    gidilebilecek bir yer de yoktu aslında
    ama
    boş ver
    hadi
    bir öykü yazalım
    ama
    onu da boş ver
    kim
    takar ki
    siktir
    et adamım
    siktir
    et
    büyük
    bir aldatmaca
    büyük
    bir aldatmaca dönüyor burada
    para-kazandırma-makinalarıyız
    kaltakların
    bağırışını duyuyorum
    ve
    üstüme ateş açılmasından sıkıldım
    sürekli
    aynı şey
    dönüp
    duruyor baştan sona
    sürekli
    aynı şey
    dönüp
    duruyor baştan sonra
    bu
    bir şiir değil
    bu
    daha hiçbir şey
    ve
    ne anlama geldiğini bilmiyorum
    ve
    ne anlama geldiğini önemsemiyorum
    biraz
    daha üfleme zamanı şimdi
    ve
    ne yapmaya çalıştığımı gerçekten bilmiyorum
    ruhum
    patlıyor içimde
    söyle
    bana
    nasıl
    hissediyorsun şimdi
    kaltak
    nasıl
    hissediyorsunuz şimdi
    kaltak
    hepinize
    birer numara vericem
    kaltak
    hepinizi
    ödüllendirecem
    kaltak
    ödün
    veriyorum işte, görüyorsunuz
    ama
    kimse farkında değil olan bitenin
    orospulara
    takılıp kalmışım
    içler
    dışlar çarpımı
    hey!
    matematiğin burada ne işi var
    hesaplamak
    istiyorum
    23
    yıl zarardayım
    ve
    yaşama zorunluluğu peşimde
    biraz
    nakde ihtiyacım var
    atanızın
    kafasının resmi olan kağıtlarda bir bok var sanki
    neyden
    farklı
    ve
    düpedüz kayıptayım
    ve
    her amına koduğum kelimemin arkasındayım
    birileri
    bana ateş etti
    birileri
    bana ateş etmeye devam ediyor
    gözlerimi
    kapayamıyorum
    hemen
    şu köşede ölümü görüyorum
    kafam
    bu stresi kaldırmıyor
    bir
    olasılık
    kafam
    bu stresi kaldırmıyor
    bu
    bir olasılık
    silahıma
    yakın olmalıydım
    ama
    benim bir silahım yok
    beynimi
    dağıtmak isterdim
    ama
    benim bir beynim de yok
    ciddiyim
    şaka
    yapmıyorum
    bazen
    aptal olduğumu düşünürüm
    burada
    birileri bi işler çeviriyor
    ve
    sadece izliyorum
    ve
    sadece özlüyorum
    ve
    her şeyin farkındayım
    ve
    kimse farkında değil bunun
    ve
    seni gördüm
    beni
    şimdi öldür
    kafam
    bu stresi gerçekten kaldırmıyor
    amcık
    gibi davranmayı kesin
    çok
    sinirliyim
    ve
    alkol oranı çok yüksek
    odamda
    oturmuş
    ölmek
    üzere olan babama masal anlatıyorum
    hey!
    burada biri bi işler çeviriyor
    tamam
    mı?
    birileri
    bana ateş etti
    ama
    ölmedim
    birkaç
    fahişe tarafından oyun dışı bırakıldım
    ama
    buradayım
    çok
    sert, dediğinizi duyar gibiyim
    hiçbir
    şey demediğinizi duyar gibiyim
    boktan
    dedi biri
    öyleyim
    dedim
    sikiksin
    dedi
    sen
    siktin dedim
    sikik
    bir hayatın var dedi
    sikik
    bir hayatım var ve bunun farkındayım dedim
    getirisi
    olmayan işler dedi
    getirisi
    olmayan şiirler dedim
    ne
    demek istiyorsun dedi
    sen
    ne demek istiyorsun dedim
    telefonu
    yüzüme kapattı
    doğaldı
    hiç
    olmadığı kadar gerçekti her şey
    ve
    devam edelim şiire
    ve
    devam edelim aşklara
    mükemmel
    bir tek kağıt sarmak istiyorum
    özenle
    sarmak istiyorum onu
    özenle
    sevişmek isterdim
    ama
    kafam bu stresi kaldırmıyor artık
    ve
    ciğerlerim daha fazla dumana tahammül edemiyor artık
    ve
    bu bir kısır döngü aslında
    ve
    her iki şekilde de öleceğim aslında
    ve
    hepsi hepsi para için aslında
    ve
    kıyamet gününe yaklaştığımızı hissediyorum
    ve
    şifreleri olan şiirler yazmak istiyorum
    o
    zaman çok satarım
    kehanetler
    ve komple teorileri
    o
    zaman çok para edeceğim
    bu
    kesin
    ve
    hepsi para için aslında
    ruhumu
    satmak istiyorum
    hayatımı
    satmak istiyorum
    sizi
    de satmak istiyorum
    her
    şey satılık artık bende
    hiçbir
    şey değişmiyor ne de olsa
    hiç
    bir şey fark etmiyor ne de olsa
    öyle
    veya böyle kayıptayım ne de olsa
    kaybolduğumu
    hissediyorum
    aşağıda
    ve geride
    uçamayacak
    kadar güçsüzüm
    tanrım
    benim
    seviyeme in artık
    ruhuma
    tecavüz edildi
    güvenmiyorum
    artık
    ruhumu
    siktiler işte
    aynen
    bu şekilde geçin kayda
    “ruhumu
    siktiler”
    her
    şey kayıpta
    dönüyor
    dönüyor
    dönüyor
    ve
    düşüyor işte
    dağıldı
    dinlenmek
    istiyorum
    baskı
    altındayım
    dinlenmek
    istiyorum
    sanırım
    beni tanıdığınızı sanıyorsunuz
    kabuslarımda
    birilerini öldürüyorum
    sanırım
    beni tanıdığınızı sanıyorsunuz
    kabuslarımda
    birilerini öldürürüm
    bunu
    biliyor muydunuz?
    hiçbir
    şey eksik kalmamalı
    kabuslarımda
    birilerini öldürüyorum
    sonra
    uyanıp umarım iyidir diyorum
    hiçbir
    şey karşılıksız kalmamalı
    umarım
    huzurludur diyorum
    hiçbir
    şey sonuçsuz kalmamalı
    umarım
    hâlâ düşüşte değildir diyorum
    hiçbir
    şey borçlu kalmamalı
    “böyle
    hayatın amına koyayım” dedim ona
    “tehlike
    anında bağırdığım şey bu” dedim ona
    “böyle
    hayatın amına koyayım”
    sevgili
    tanrım
    beni
    affedebilir misin?
    o
    halde seni de sikeyim!
    tehlike
    anında ve çığlık çığlığa
    hatırlamaya
    çalışıyorum
    ve
    bana yetmiyor bu şey
    biraz
    daha
    biraz
    daha
    her
    şey kayıp şimdi
    her
    şey çok uzakta
    ve
    telafi edilemez
    ve
    tamir edilemez
    hayatım
    bozuldu
    evet,
    iyi tanımlama
    hayatım
    bozuldu
    heey!
    bu şeyi sevdim ben
    hayatım
    tehlike altında
    hayatım
    tehlike altında
    biri
    beni öldürmek istiyor
    hayatım
    tehlike altında
    biri
    beni öldürmek istiyor
    o
    biri benim
    hayatım
    gerçekten tehlike altında
    daha
    fazla acı yok
    ve
    sürekli ot takılıyorum
    ve
    o yüzden biliyorum ki
    çok
    uzun sürmeyecek
    tek
    ihtiyacım olan şey bir çakmak şu an
    derin
    bir nefes
    ve
    artık şeytana dua ediyorum
    ve
    artık siz kaltaklara aşk sunmuyorum
    kapalı
    kapalı
    kapalı
    asla
    tamir edilemez artık

    09.eylül.2005