ilk
kez at yarışı oynadığımda
kez at yarışı oynadığımda
henüz
dört yaşındaydım ve
dört yaşındaydım ve
okuma
yazma bilmiyordum
yazma bilmiyordum
babam
her gün önüme bir bülten koyar
her gün önüme bir bülten koyar
her
yarıştan birkaç at işaretlememi isterdi
yarıştan birkaç at işaretlememi isterdi
defalarca
denenip asla işe yaramayan çocuk şansı
denenip asla işe yaramayan çocuk şansı
ilk
başlarda zorlandığımı itiraf etmeliyim
başlarda zorlandığımı itiraf etmeliyim
henüz
yarışları ayırt edecek kadar harfleri seçemiyorken
yarışları ayırt edecek kadar harfleri seçemiyorken
babam
anlatır, ben de işaretlerdim
anlatır, ben de işaretlerdim
kaybederdik
daima
daima
benim
bilinçsiz kuponum da
bilinçsiz kuponum da
o’nun
saatlerini vererek hazırladığı kuponu da
saatlerini vererek hazırladığı kuponu da
zaman
ilerlerdi ve okuma yazma öğrendim
ilerlerdi ve okuma yazma öğrendim
artık
atların isimlerine göre oynuyordum oyunu
atların isimlerine göre oynuyordum oyunu
hoşuma
giden güzel isimler:
giden güzel isimler:
şahbatur,
kasırga, rüzgâr, middle earth
kasırga, rüzgâr, middle earth
zaman
ilerlerdi
ilerlerdi
istatistik
bilgilerini kavramıştım artık
bilgilerini kavramıştım artık
son
yarışlar
yarışlar
son
dereceler
dereceler
kumda
mı iyi, yoksa çimde mi?
mı iyi, yoksa çimde mi?
antrenör
jokey
mesafe
hava
şartları
şartları
handikap
hipodrom
farkı
farkı
orijin
kilo
yaş
ama
sonuç değişmiyordu
sonuç değişmiyordu
şansına
güvensen de
güvensen de
zekânı
denesen de
denesen de
daima
kaybediyordun
kaybediyordun
ve
babam
babam
bu
şekilde zengin olamayacağımızı biliyordu
şekilde zengin olamayacağımızı biliyordu
ben
de biliyordum bunu
de biliyordum bunu
kazanılanlar
ve
ve
kaybedilenler
üzerine
üzerine
hiç
konuşmuyorduk
konuşmuyorduk
ama
o mucizevî
o mucizevî
bir
dakika 24 saniye
dakika 24 saniye
başbakanlık
kupası koşusu
kupası koşusu
iyi
hatırlıyorum
hatırlıyorum
94
veya 95 yılı
veya 95 yılı
bire
otuz dört veren bir kısrak
otuz dört veren bir kısrak
“olmaz”
dedi babam
dedi babam
“olur”
dedim ben de
dedim ben de
“olmaz”
“olur”
ve
o gün anladım
o gün anladım
babamla
yollarımızın ayrılmadığını
yollarımızın ayrılmadığını
her
ikimiz de farklı atı seçip
ikimiz de farklı atı seçip
her
ikimiz de kazanmıştık
ikimiz de kazanmıştık
at
başı olmuştu atlar
başı olmuştu atlar
ikramiyeler
değişse de
değişse de
sonuç
aynıydı
aynıydı
kazanmıştık
kimi
için değersiz
için değersiz
bizim
için mucizevî bir kazanç
için mucizevî bir kazanç
para
değildi söz konusu heyecanın sebebi
değildi söz konusu heyecanın sebebi
atı
bilmiş olmaktı
bilmiş olmaktı
iki
dakika sürmeyen bir koşuda
dakika sürmeyen bir koşuda
nefesini
tutmaktı
tutmaktı
ve
şimdi,
şimdi,
aradan
geçen on üç senede
geçen on üç senede
değişen
bir şey olmadığını görüyorum
bir şey olmadığını görüyorum
getirisi
götürüsüne eşit bir oyunda
götürüsüne eşit bir oyunda
yedi
saatini harcayabiliyorsun
saatini harcayabiliyorsun
dün
gece mesela
gece mesela
amerika
santa
anita hipodromu
anita hipodromu
breeders
cup
cup
ilk
koşu da 25 kâğıt gelir
koşu da 25 kâğıt gelir
ikinci
koşuda beş kâğıt gider
koşuda beş kâğıt gider
üçüncü
koşuda otuz kâğıt gelir
koşuda otuz kâğıt gelir
dördüncü
koşuda yirmi kâğıt gider
koşuda yirmi kâğıt gider
beşinci
koşuda beş kâğıt gider
koşuda beş kâğıt gider
altıncı
koşuda 80 kâğıt gelir
koşuda 80 kâğıt gelir
yedinci
koşuda yirmi kâğıt gider
koşuda yirmi kâğıt gider
ve
gecenin sonunda
gecenin sonunda
artıları
götüren eksileri hesaplar
götüren eksileri hesaplar
kazandığını
görürsün
görürsün
ki
yine de düşününce,
yine de düşününce,
koca
bir entelektüel ile kıyaslanırsan sen
bir entelektüel ile kıyaslanırsan sen
“kaybetmeye
mahkûm bir ahmak olarak” değerlendirilirsin
mahkûm bir ahmak olarak” değerlendirilirsin
o
hayatın
gerçek heyecanlarından ve riskten azade
gerçek heyecanlarından ve riskten azade
zirveye
doğru koşmaktadır
doğru koşmaktadır
sen
bulunduğun
yerden hoşnut
yerden hoşnut
devam
edersin
edersin
atlara,
maçlara, yazmaya, çalışmaya,
maçlara, yazmaya, çalışmaya,
ve
bir kazanıp bir kaybetmeye
bir kazanıp bir kaybetmeye
25.ekim.2008